Bu çiçek konuşuyor

Allah insanı akıl ve şuur sahibi olarak yaratmış ve varlıkları da hikmetle yazılmış bir kitap, bir mektup gibi yaratıp varlığına ve birliğine şahit tutmuştur. Akıl ve şuur sahibi olan bizlerden de bu hikmetle yazılmış kitapları okumayı, onları tefekkür etmeyi istemiştir.

O varlıklar duymasını bilenler için Allah’ın varlığını ve birliğini onlarca dil ile ilan etmektedir.  Şimdi bir çiçeğin lisan-ı hal ile yaptığı şehadeti dinleyelim;

  1. Ey insan bana bak. Bir kâğıda çizilen bir çiçek bile onu çizen ressamın varlığını ispat etsin de benim gibi hakiki, hayattar, sanatlı gerçek çiçekler sahipsiz olsun. Benim de bir sahibim var.
  2. Benim varlığıma sebep olan tohuma, toprağa, havaya, suya, güneşe bak bir de bana bak. Hiç birinin hayatı yok. O hayatsız sebepler nasıl bana usta olabilir. Nasıl beni icad edebilir?
  3. Hem benim var olmam için sahibimin hayat sahibi olması da yeterli değil. İlmi olmalı, öyle bir ilim ki hem benim hem diğer çiçeklerin programını bildiği gibi ben şu âlem sayfasında yazılmışım şu âlemi de bilmeli. Böyle bir ilmi hangi sebebe vererek benim varlığımı izah edeceksin?
  4. Ey insan bilirsin ki kudreti olmayan iş göremez. Peki, benim varlığım için lazım olan güneşi çevirecek, yağmuru yağdıracak, topraktaki elementlere hükmedecek, hava sayfasını benim var olacağım tarzda icad edecek kudretin sahibi kimdir?
  5. Hem bana dikkatle bak benim varlığım, şeklim, kokum, kısacası her şeyim bir iradenin bir tercihin neticesi değil mi? Var olmamı, olmamaya, şeklimi başka bir şekle, kokumu başka bir kokuya tercih eden iradeyi gör. Bana sahiplik iddia edecek hangi sebep bu iradeye maliktir?
  6. Hem şu süslenmiş şeklime ve suretime bak ve gör. Üzerindeki elbiseyi dahi sanatkâr bir terzinin maharetine veren sen nasıl olur da sanki bir kalıptan çıkmış gibi, intizamlı suretimi ve mükemmel elbisemin sahibini görmezsin. Hayatı olmayan sebepleri bir kenara koy acaba tüm terziler bir araya gelse bana şu sureti verip şu elbiseyi dikebilirler mi?
  7. Hem dalıma, yaprağıma, tohumuma, şeklime bak ben yeryüzü sayfasında icad edilen diğer çiçeklere benziyorum ve sistemimiz aynı. Demek beni yaratan kim ise onları da yaratan odur.
  8. Hem aynı cinsteki çiçeklere rengim, şeklim benzese de bizler birbirimizin aynı değiliz ve farklıyız. Tohum, dal, yaprak, gibi esas azalarımızda birbirimize benzesek de şekillerimiz farklıdır. Beni milyonlarca çiçek kardeşime benzetmemek için tüm çiçekleri bilmek lazımdır. Demek beni yaratan ancak yeryüzündeki tüm çiçekleri yaratandır.
  9. Hem sen bilirsin ki tarla kimin ise mahsul onundur. Zerreler âlemini hadsiz ve geniş bir tarla hükmüne getiren kim ise benim gibi milyarlarca mahlûku burada ekip biçen de aynı zattır. Ben şu yeryüzü tarlasının bir mahsulüyüm. Demek sahibim bu yeryüzünün sahibidir.
  10. Sadece yeryüzüyle alakam yok gökyüzünde gördüğün o güneş benim varlığım için en büyük sebeptir. Demek beni kim yarattıysa güneşi dahi o yaratmıştır. Güneşi kim yarattıysa elbette güneş sistemindeki gezegenleri ve galaksileri de o yaratmıştır. Kısacası benim sahibim kâinatın sahibidir.

Evet, Göklerde ve yerde olan herşey Allah’ı tesbih eder.” Haşir Sûresi, 59:24.

Bu çiçek gibi tüm mahlûklar zerrelerden tutun güneşlere kadar her biri Allah’ı birçok dil ile tespih edip Allah’ın varlığını ve birliğini tüm âleme haykırırcasına ilan etmektedir.

(Visited 22 times, 14 visits today)

İlgili Videolar

Bu video için yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.