2- Allah beni açık saçık da sever mi?
FREE DOWNLOAD (1)
Alternatif Linkler
Original Media Vimeo

2- Allah beni açık saçık da sever mi?

Turn Off Light
More
Report

Report


Video Metni:

Beğendiysen Paylaş

2- Allah beni açık saçık da sever mi?

Rabbimiz kitabında sakın şeytan sizi benimle kandırmasın buyurmaktadır. Yani benim affıma benim merhametime dayanarak size günah işletmesin buyurmaktadır. Bu söz yaniAllah Beni Başı Açık Olarak da Sever” sözü şeytanın insanı Allah ile kandırmasına bir örnektir ve aslında çok tehlikeli bir sözdür.  Allah kimleri sevdiğini, kimleri sevmediğini kitabında beyan buyurmuştur. Dilerseniz nefsimizin sözlerini bir kenara koyalım. Allah bizi başı açık olarak ta sever mi sorusunun cevabını rabbimize soralım. O kitabında ne demiş ona bakalım.

اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّق۪ينَ Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever.Rabbimiz böyle derken bizler Allah’ın tesettür emrine başımızı açarak karşı geldiğimizin farkında mıyız?

وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَۚ Allah, muhsinleri; her işinde, her sözünde kendi rızasını gözetenleri sever.

Allah, ben her işinde benim rızamı gözetenleri severim derken bizler başımızı açmakla Allah’ın rızasını kazandığımızı ve sevgisine mazhar olduğumuzu sanmamız ne büyük bir yanılgıdır.

اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ التَّوَّاب۪ينَ Allah tövbe edenleri sever. Allah, ben günahtan sonra tövbe edenleri severim derken biz bu günaha devam edip tövbe etmediğimiz halde Allah’ın bizi seveceğini söylemekle haddimizi aştığımızın farkında mıyız? Allah’ın kimleri sevdiğine dair daha bunlar gibi onlarca ayet zikredebiliriz. Dilerseniz bir de Allah kimleri sevmezmiş bununla ilgili ayetlere bakalım.

وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِد۪ينَ Allah, ifsat edicileri ve bozguncuları sevmez. Peki, bizler tesettür emrine karşı gelmekle açık saçıklığın yayılmasına ve nefislerin ve nesillerin ifsad edilip bozulmasına hizmet ediyorsak halimiz ne olur?

اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَ Allah, haddi aşanları, taşkınlık yapanları sevmez. Evet, ayette Rabbimiz haddi aşanları sevmem buyururken tesettür emrine rağmen açık saçık giyinmekle haddi aşmıyor muyuz? Bu yetmezmiş gibi bu halimizden dolayı tövbe etmek gerekirken Allah’ın bizi seveceğini iddia etmekle daha büyük bir günah işlemiyor muyuz?

وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ كَفَّارٍ اَث۪يمٍ  Allah, küfürde ve günahta ısrar eden hiç kimseyi sevmez. Ayette Rabbimiz küfürde ve günahta ısrar edenleri sevmem buyururken ve bize düşen bu günahın utancı ile tevbe edip onun sevgisini kazanmak iken hem bu günahta ısrar edip hem de Allah’ın bizi bu halimizle sevdiğini iddia etmek Allah’a karşı bir iftira değil midir?

Evet, belki kapanmak nefsimize ağır gelebilir biz günahkârız demeliyiz ama Allah beni bu halimle sever diyerek bu günahtan daha büyük bir söz söylediğimizi fark etmeli ve nasıl bir zatın hakkında konuştuğumuzu bilip ve ayılmalıyız!

Ve şu ayete kulak vermeliyiz: Resûlüm! De ki: ‘Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah’ın sevgisine mazhar olmak ancak resulüne tabi olmak ile mümkündür. Bizler açık saçık giyinerek resule mi tabi oluyoruz yoksa nefsimize mi sorusunun cevabını açık yüreklilikle cevaplamalıyız. Bir insan günah işleyebilir. Ve günahkâr olur tevbe ile affa mazhar olur. Günah işlemek ayrı bir şeydir. O günahı hafife almak farklı bir şeydir. Haramı işlemek farklı, haramı helal kabul etmek farklıdır. Birincisinde insan günahkâr olurken ikincisinde iman dairesinden çıkmaktadır.

Açık saçık giyinen kimse günah işlemiştir ve günahkârdır. Bu farklı bir şeydir. Bu halimden Allah razı Allah beni bu halimle de sever demek farklı bir şeydir. Çünkü bu sözde günahı hafife almak ve Allah’ın kendisini bu haliyle sevdiğini söyleyerek Allaha iftira atmak vardır. Çünkü rabbimiz günahta ısrar edenleri sevmediğini açıkça beyan buyurmuştur. Buna rağmen sever demek açık saçık giyinmekten daha kötü bir sözdür. Sevmek ayrı merhamet etmek ayrı bir şeydir. Bizler hala günahta ısrar ederken Rabbimiz bizi cezalandırmıyorsa bize merhamet ettiğindendir.

Belki de bu sözü bize söyleten şey bizler açık saçık bir vaziyette Allah’ın emrine karşı geldiğimiz halde hala başımıza bir azabın gelmemesidir. Unutmamalıyız ki Allah çok merhametli ve çok halimdir. Kullarının isyan ve günahlarına hemen ceza vermez ve tevbe için onlara imkân tanır, mühlet verir. Bize düşen bu fırsatı ganimet bilip tevbe etmektir yoksa mühlet verildikçe bana bir şey olmuyor, Allah beni bu halimle de seviyor demek değildir. İşte sana bir fırsat hemen tevbe et ve Allah tövbe edenleri sever ayetine mazhar ol ta ki Allah seni de sevsin…


Beğendiysen Paylaş

Yorumunuzu bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir