6. Peygamber (S.a.v.) Kur’an’ı açıklayamaz diyenler

Sünneti devre dışı bırakarak Kur`an-ı Kerim ile amel etmek mümkün müdür? Elbette mümkün değildir. Zira Kur`an-ı Kerim hükümlerinin birçoğu mücmel yani kapalı ve genel hükümlerdir. Onda ayrıntılı olarak zikredilen hükümler çok azdır.

Mesela Allah namazı ikame edin yani dosdoğru kılın der. Ama namazın şekil, sayı, rekât, vakitler ve nasıl kılınacağı Kur`an-ı Kerim’de yer almamaktadır. Yine bunlar gibi zekât, oruç, hac ibadetleri için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Bu tafsilatı yapılmamış hükümlerin tafsilat ve açılımlarında, Allah (c.c) şu ayetiyle peygamberini merci göstermektedir:

Nahl suresi 44. ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle buyurmuştur: Biz sana Kur’an’ı indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın. Belki onlar da düşünürler. Şimdi bu kimseleri düşünmeye davet ediyoruz.

Ayet-i kerimenin başında şöyle buyrulmuş:  Biz sana Zikri -yani Kur’an’ı- indirdik. Ayetin devamında, Kur’an’ın Peygamberimize indirilmesindeki bir hikmet zikredilir. Bu hikmet aynı zamanda, Peygamberimiz (asm)’ın bir vazifesidir. Bu vazife, Kendilerine indirileni insanlara açıklamaktır! Yani vazife; Kur’an’ın lafzı yanında mana ve mesajını izah etmek, ayetleri açıklamak ve beyan etmektir. Evet, ayet-i kerime şöyle demiyor: Biz Kur’an’ı indirdik, insanlar nasıl isterse öyle anlasın. Ayet böyle demiyor, şöyle diyor: “Habibim Kur’an’ı sen açıklayacaksın. Ayetleri açıklama vazifesi senindir. İnsanlar da senin açıklamana göre ayetleri anlayacaklar. Yoksa ayetlere kafalarına göre mana vermeyecekler. Senin izahını esas yapacaklar.” İşte ayet böyle diyor.

Maalesef sözde Kur’an Müslümanları bu ayet karşısındaki çaresiz kalmış ve her zaman yaptıkları şeyi yine yaparak çareyi ayetin kelimeleri ve manasında oynamakta bulmuştur. Ayette geçen “tübeyyine linnas” insanlara açıkla, beyan et demek iken bu kimseler burada aslında “tübelliğe linnas insanlara tebliğ et demek istenmiştir” diyerek ayeti tahrif etme cüretini de göstermişlerdir. Böylece resul bir şeyi açıklayamaz ancak tebliğ eder diyerek Resule tanımadıkları hakkı kendilerinde bulmuş ve kendileri ile çelişmişlerdir. Yani resul bir şeyi açılayamaz ama sözde kuran müslümanıyım diyen bu kimseler ayetleri dilediği gibi açıklayabilirler.

Evet, Allah, Resülüne kendilerine indirileni insanlara açıkla derken. Resulünün açıklamalarına tahammül edemeyen bu karanlık zihniyetin ne yapmak istediği çok açıktır. Akıllarınca Resûlullah’ı devreden çıkaracaklar. İslâm âlimlerinin Kur’an’ın tefsiri olarak kabul ettiği “Sünnet”i güya bu şekilde hallettikten sonra sıra ikinci adıma, yani Kur’an’a gelecekti. Kur’an’ı rahatça keyiflerine göre biçimlendirebileceklerdir. Ama Kur’an’ın bunlar gibi onlarca ayeti onların bu bâtıl fikir ve itikâtlarına set çekmekte ve bu hadis inkârcılarına umduklarını vermemektedir.

Bu din, Kur’an ve Sünnet çerçevesinde asırları aşıp bu güne dek nasıl sapasağlam geldiyse, kıyamete kadar da böylece devam edecektir…

(Visited 42 times, 1 visits today)

İlgili Videolar

Bu video için yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.