Muhteşem avcı! “SÜMSÜK KUŞU”

Her yılın mayısında, sardalya sürüleri yüzünden Güney Afrika sahillerine onbinlerce köpek balığı, balina ve yunus balığı gelir. Fakat en güçlü sardalya avcısı su altında değil, denizin 30 metre üzerinde avını gözetleyen bir kuştur. Sümsük kuşu…. Diğer deniz kuşlarından çok daha başarılı avlanan muhteşem bir avcıdır. Ve mükemmel bir vücut yapısına sahiptir. Köpek balıkları bile her iki avdan ancak birini yakalayabilirken, sümsük kuşunun mükemmel avlanma teknikleri onu kusursuz bir avcı kılmaktadır.

30 metre yükseklikten kısa bir zamanda yaklaşık 120 km hıza ulaşıp hiç sapma olmadan fırtınayla çalkalanan denizdeki hedefine bir mızrak gibi ulaşırlar. Evet, teknolojinin yapmış olduğu araçları gölgede bırakacak şekilde bu kadar kısa mesafeden böyle bir hıza ulaşmaları izleyenleri hayrete düşürecek cinstendir. Fakat asıl hayret verici olan kuşun 30 metre yükseklikten 120 km hızla denize dalış yapması ve bundan hiçbir zarar görmemesidir. Bu kadar yükseklikten bu süratte denize veya yere düşen bir canlı hayatını kaybetmesi lazım gelirken bu kuşa hiçbir şey olmamaktadır. Çünkü dalış esnasında suya temas ettikleri anda kafasında darbenin gücünü emen hava yastıkları vardır.

Ayrıca bu kuşlar yüzünün iki tarafında olan gözleri ile iki farklı açıdan görüş elde ederler ve mesafeleri bu şekilde hesaplayarak avlarını çok kolay yakalayabilirler. Su üzerinde böyle kusursuz hareket eden sümsük kuşu su altında da rahat hareket edebilecek bir vücut yapısına sahiptir. Uzun boyunları ve gagaları perdeli olan ayakları ile suda rahatça yüzerler.

Peki, bu kuşlar suda nasıl oksijen alıyorlar dediğinizi duyar gibiyiz. Evet, bu kuşlar oksijen bakımından zengin havayı hava keselerinde tutabilmeleri sayesinde bir dakika kadar su altında avlanabilmektedirler. Bu deniz kuşları ilk etapta 10 metre; her kanat çırpışta da 20 metre derine inebilirler.

Her canlı gibi sümsük kuşu da tüm bu muhteşem özellikleriyle kendisini yaratan, terbiye ve idare eden sonsuz ilim ve kudret sahibi Allah’ı bizlere anlatmaktadır. Işık güneşi gösterdiği gibi tüm bu özellikler perde arkasında Allah’ı akıl gözümüze göstermektedir. Hal böyleyken bizler ışığı gördüğümüz halde güneşi inkâr edemezken bu muhteşem sanatı görüp sanatkârını nasıl inkâr edebiliriz? Hem de bu kuş her haliyle adeta haykırırcasına sanatkârı olan Allah’ı bizlere anlatırken…Dilerseniz şimdi bu kuşu dinleyelim. Haliyle bize bir şeyler anlatıyor. Neler diyor kulak verelim. Bu kuş diyor ki;

Gördüğünüz gibi ben kusursuz bir avcıyım. Avlanmak da eğitim isteyen zor bir iştir. Bana nasıl bir tesadüf isabet etmiştir ki ben böylesine kusursuz bir avcı olmuşum ve böyle muhteşem bir yapıya kavuşmuşum? Veya benim bu mükemmel yaratılışımı hangi ilimsiz, iradesiz, hayatsız sebeplere verebilirsiniz? Eğer beni yaratan Allah değilse o halde siz söyleyin; bana uçmayı ve böyle mükemmel bir şekilde avlanmayı kim öğretmiştir?

Avlanırken 30 metrelik yükseklikten uçarım ve çok kısa bir zamanda 120 km hıza ulaşabilirim. Böyle dinamik bir vücudu ve bu mükemmel cihazları benim vücuduma Allah’tan başka kim takabilir? Tıpkı benim gibi dalan uçakları bir mühendise veren sen… Nasıl olur da onunla kıyas edilmeyecek özelliklere sahip olan beni tesadüfe verirsin.

Bu kadar yükseklikten bu süratte denize veya yere düşen bir canlının hayatını kaybedeceğini biliyorsun. Peki, hiç düşündün mü dalış esnasında darbenin gücünü emen hava yastıklarını benim kafama kim yerleştirmiştir? Yoksa bu hava yastıkları tesadüfen mi oluşmuş ya da bunu ilimsiz, iradesiz sebepler mi benim için tasarlamışlar?

Ben uçarken iki farklı açıdan görüş elde ederim. Ve kusursuz bir mesafe hesaplaması yaparım. Şimdi sen gerçekten bu gözlerin bana ve benim gibi binlerce kardeşime tesadüfen takıldığını mı sanıyorsun. İnsanlar bize kuş diyor bazen de aklımızı küçümseyerek kuş beyinli diyorlar. Biz de diyoruz ki; insanlar bizim zekâmızı küçümseyeceklerine keşke bizim kadar düşünebilselerdi.

Görüyorsun ki karada mükemmel olduğum gibi suda da mükemmel bir şekilde hareket etmekteyim. Bunun için gerekli olan uzun boynum ve gagamı ve perdeli olan ayaklarımı bana hangi sebep takmıştır? Hem suyun içerisinde de rahatça hareket edebiliyorum. Bunun için gerekli hava keseleri benim vücuduma tesadüfen mi yerleşmiştir?

Tüm canlılar gibi benim de bu muhteşem özelliklerimle asla bir tesadüfün eseri olamayacağımı hala anlamıyor musun? Yeryüzünde hiçbir sebebin beni bu şekilde var edemeyeceğini görmüyor musun? Beni yaratanın ancak sonsuz ilim, irade, kudret sahibi olan Allah olduğunu daha nasıl anlatmamı istersin?

(Visited 846 times, 1 visits today)

İlgili Videolar

Bu video için yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

× Abone Ol