Yaratılış harikası yunuslar!

Hayvanlar âleminin en zeki canlılarından birisi olan ve insanoğluna en çok yakınlık gösteren bir canlıdan bahsedeceğiz. Denizlerin güler yüzlü canlıları yunuslar. Her canlıda olduğu gibi yunus balıkları da hayatlarını sürdürebilecekleri bir vücut ile yaratılmış muhteşem canlılardır.

Denizlerin en iyi yüzen canlılarından biri olan yunus balıkları ortalama 2,5 metre boyunda ve 150 kg ağırlığındadır. Bu ağırlığa rağmen yunus balıkları denizlerde hiç zorlanmadan hızlı ve çevik bir şekilde avlarını avlayabilmektedirler. Pürüzsüz ve kaygan derileri onların suyun içinde hızlıca kayıp gitmelerini ve çevik bir şekilde yüzmelerini sağlar. Hızlı yüzmelerini sağlayan bir diğer özellik de burunlarıdır. Burunları suyu yarıp gidebilmeleri için en uygun şekilde yaratılmıştır. Onların bu hali insanlara da ilham kaynağı olmuş ve insanoğlu yaptığı gemilerde yine bu canlıların yapısını kendisine bir model olarak kabul etmiştir.

Yunus balıkları yüzerken suyun üstüne çıkıp belirli aralıklarla nefes almak zorundadır. Bu yüzden kuyrukları diğer balıkların tersine dikey değil yatay bir şekildedir. Bu sayede kendilerini rahatça suyun üstüne itebilir ve dışarıdaki havayı içlerine çeker ve sonra tekrardan suya dalabilirler.

Yunuslar başlarının üst kısmında yer alan nefes deliği sayesinde nefes alır. Dalış sırasında nefes deliği elastik “tıkaçlarla” otomatik olarak kapanır. Ne su, ne de yemek solunum sistemine giremez. Bu nedenle yunuslar boğulma korkusu yaşamadan derin sularda beslenebilirler ve 40 km/saat hıza ulaşabilirler, özellikle kaslarında olmak üzere dokularında oksijeni depolayabilme özelliğine sahiptirler. Bu nedenle 200 metre derinlikte 10 dakika kadar kalabilirler.

Yunuslar, kilometrelerce uzaktaki balık sürülerini işitme duyuları sayesinde kolaylıkla fark edebilirler. Yunus balıkları vücutlarında bulunan “sonar” adlı cihaza benzeyen bir sistem sayesinde ses dalgaları yayarlar. Yunusların sahip olduğu sonar, günümüzde bilinen en iyi sonardan kat-kat üstündür Bu ses dalgaları, önlerine bir balık ya da engel çıkarsa ona çarpıp geri döner bu sayede etrafındaki nesnelerin veya balıkların uzaklığını, boyutunu ve hızını ölçebilir. Bu sayede avlayacağı diğer balıkların yerlerini kilometrelerce uzaktan algılayabilirler. Şimdi soruyoruz; Her yönüyle bir yaratılış harikası olan bu yunuslar nasıl var olmuştur? Bu muhteşem canlıların yaratılışını inkâr edip sebeplerle veya tesadüflerle izah etmek isteyenlere soruyoruz.

Yunuslar mükemmel avcılardır. Acaba avlanmanın gereği olan zekâyı, plan yapmayı, hızlı ve çevik olmayı bu yunuslara kim öğretmiştir? Suyun içinde hızlıca kayıp gitmelerini ve çevik bir şekilde yüzmelerini sağlayan kaygan ve pürüzsüz bir vücut elbisesini onlara kim dikmiştir? İnsanoğlunun dahi ilham alıp gemilerinde kullandığı suyu yarıp gidebilmeleri için en uygun burun yapısına nasıl kavuşmuşlardır? Kendilerini rahatça suyun üstüne itebilecekleri kuyrukları diğer balıkların tersine dikey değil yatay bir şekilde olması bir tercihin bir iradenin, bir ilmin ve kudretin tecellisini apaçık gösterirken tüm bunları şuursuz sebeplerle kör tesadüfle izah etmek nasıl mümkün olabilir? Başlarının üst kısmında yer alan nefes deliğinde su üstündeyken açılacak, dalarken otomatik olarak kapanacak sistem acaba tesadüfen mi oluşmuştur? Kaslarında ve dokularında oksijeni depolayabilme özelliğine nasıl sahip olmuşlardır?

Günümüzde bilinen en iyi sonardan kat-kat üstün olan sonar sistemini bu canlılara kim takmıştır. Küçük bir cihazın varlığını bile bir mühendise ve ustaya veren insan nasıl olur da bilinen en iyi sonardan kat-kat üstün olan yunuslardaki sonar sistemini tesadüfe veya sebeplere verir? Bu sonar sistem sayesinde ses dalgalarını gönderip geri gelme hızına göre avlayacağı balıkların boyutunu, uzaklığını ve hızını yorumlamayı bu canlılara kim öğretmiştir?

İşte göz sanatı ve fiili gördüğü halde akıl sanatkârı ve faili göremezse içinden çıkılamayan bu sorular uzayıp gidecektir. Canlılardaki bu muhteşem fiilleri görüp faili olan Allah’ı kabul etmemek ve onlarda gözüken ilmi, iradeyi, kudreti; akılsız şuursuz sebeplere ve kör tesadüfe vermek aslında bir ilahı kabul etmemeye bedel sebepler adedince ilahı kabul etmektir. Evet, bu yunuslar gibi diğer bütün canlılar vücut yapıları ve hayatları ile bizlere kendilerini yaratan, yaşatan, ihtiyaçlarına uygun cihazları onlara veren sonsuz merhamet, kudret ve ilim sahibi olan Allah’ı anlatmaktadır.

(Visited 430 times, 1 visits today)

İlgili Videolar

Bu video için yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

× Abone Ol