Kusursuz Altıgenler

Şimdi sizinle basit bir geometrik uygulama yapacağız. Elimize bir kalem ve bir kâğıt alalım. Kâğıdın birkaç kenarından başlayarak altıgenler çizelim. Sayfanın ortasında bu altıgenleri birleştirmeye çalışalım. Ve bütün bunları cetvel, gönye gibi araçlar kullanmadan ve hiçbir hesaplama yapmadan başarmaya çalışalım. Altıgenler çoğalıp birleşme noktalarına doğru ilerledikçe bunları denkleştirmenin ne kadar zor ve neredeyse imkânsız bir işlem olduğunu anlayacaksınız. Hele bir de bu altıgenleri sadece siz değil de farklı farklı kişilerin yaptığını farz edersek iş daha da imkânsızlaşacaktır.

Evet, bizim için imkânsız olan bu işlem arıların her zaman yaptıkları sıradan bir petek oluşturma işleminin sadece yüzeysel bir kısmıdır. Çünkü bizlerin kâğıt üzerine çizmeye çalıştığı altıgenler iki boyutludur. Arılar ise üç boyutlu altıgen prizmalar meydana getirirler. Bu üç boyutlu prizmaların inşasında duvarların kalınlığı, elastikiyeti ayrıca petek iki yönlü olduğu için iki taraftaki hücrelerin tabanlarının birleştirilme problemi gibi çok hassas hesaplamalar da vardır. Her altıgenin iç açılarının her birinin 120 derece olarak ayarlanması ve peteklerin yere 13 derecelik açı ile yapılması da diğer ince detaylardandır.

Arılar bu kadar ince detayların bulunduğu petekleri inşa etmeye en üstten başlarlar. Ve petek aynı anda 2-3 ayrı yerden farklı arılar tarafından aşağıya doğru örülür. Peki, bir petek değişik uçlardan başlanarak inşa edilmesine rağmen nasıl bu kadar düzgün olabilir? Üstelik üzerinde hiçbir ek yerine de rastlanmaz?

Petek yapımında en çok dikkat noktalardan biri de, ekibe sonradan katılan her arının, inşaatın hangi aşamada olduğunu hemen anlayarak işe o noktadan başlayabilmesidir. Arılar farklı yerlerden petek örmeye devam ederken, inşaata yeni katılan her arı bambaşka bir açıdan örmeye başlar. Bunun neticesinde karmakarışık bir şey ortaya çıkması gerekirken, son derece mükemmel bir yapı ortaya çıkmaktadır.

Aynı işi bir kazak üzerinde denesek 3 ayrı noktadan başlanarak örülen bir kazak acaba nasıl olurdu? Böyle farklı ellerin karıştığı bir işin karışması gerekirken son derece kusursuz bir yapı nasıl ortaya çıkabilir? O küçük arılar nasıl tek bir hata bile yapmadan altıgen petekleri örebiliyorlar? Acaba hiç mümkün müdür ki, böyle muhteşem bir fiil, tesadüfün işi olsun ya da bu varlıklar kendi kendilerine bu işleri öğrenmiş olsunlar?

Arı bir sebeptir yaptığı olağanüstü işler ise neticedir. Sebebin basitliği ve neticenin mükemmelliği sebebi fail olma makamından kovar. Şimdi sizler de sebep ve netice arasındaki uyumsuzluğu tefekkür edin.

Sebeplerin ne kadar basit neticelerin ne derece harika olduğunu bir düşünün! İşte bu küçük böceğin yaptığı harikulade işler perde arkasında Onu terbiye edip vazifelerini öğreten Rabbini en inatçı akıllara bile kabul ettirecek mahiyettedir.

Evet, onlara vazifelerini öğreten, bu işlerde istihdam eden ve hikmetli işler yaptıran “Rabbin bal arısına vahyetti” ayetinin beyanıyla ancak Allah’tır. Allah’ı inkâr edenler tüm bu işleri bu küçük arının kendisinin keşfedip yaptığını ifade etmekle akıl ve mantık sahipleri yanında kendilerini gülünç duruma düşürmektedirler.

(Visited 328 times, 5 visits today)

İlgili Videolar

Bu video için yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.